Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı

Kuzey Deniz Saha Komutanlığı


Görevleri


Kuruluşundaki birliklerin harbe hazır olarak idamesini sağlamak, sorumluluk sahasında görev yapan birlikleri desteklemektir.

Tarihçesi


30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalanmasıyla birlikte Boğazlar ve Marmara Denizinin fiili olarak yönetimi müttefiklerin eline geçmiştir. Ancak, Kurtuluş Savaşının örgütlenme sürecinde deniz ikmal yollarını oluşturabilmek için Ankara’da Umur-ı Bahriye Müdürlüğü kurulmuştur. TBMM hükümeti tüm deniz işlerini bu küçük teşkilat aracılığıyla yürütmüştür. Zaferin kazanılmasından sonra, 11 Ekim 1922 tarihinde imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ve devamında 30 Ekim 1922 tarihinde Bahriye Nezareti’nin lağvedilmesi sonucu, İstanbul’daki tüm Bahriye Dairesi ve bağlıları Ankara’daki Bahriye Dairesi Başkanlığına bağlanmıştır. Bu kapsamda Kasımpaşa’daki Bahriye Nezareti binası 14 Kasım 1922 tarihinde İstanbul Bahriye Kumandanlığı karargâhı haline getirilmiştir.

1925 yılında yayınlanan Bahriye Teşkilat Talimatnamesine göre İstanbul Bahriye Kumandanlığı idari açıdan yeni kurulan Bahriye Vekaletine, harekat açısından Genelkurmay Başkanlığına bağlıdır. 16 Ocak 1928 tarihinde Bahriye Vekaleti kaldırılmış, Bahriye işleri Milli Savunma Bakanlığına devredilmiştir. Bu süreçte; İstanbul Deniz Kumandanlığının yerine onun sorumluluk sahası ve görevleriyle benzer bir yapıya sahip olan Bahriye Sevkiyat Müdürlüğü adında bir kuruluş oluşturulmuştur.

Bahriye Sevkiyat müdürlüğünün adı 01 Ağustos 1932 tarihinden geçerli olmak üzere İstanbul Deniz Kumandanlığı olarak değiştirilmiştir. Bu Komutanlık, harekat, talim ve terbiye bakımından Büyük Erkan-ı Harb Başkanlığına, idari ve mesleki hususlarda Milli Savunma Bakanlığına, askerlik ve inzibat işlerinde ise 3. Kolordu Komutanlığına bağlı kılınmıştır. Bu bağlamda askeri ve inzibat bakımından İstanbul Tersanesi Fabrikalar Umum Müdürlüğü (Gölcük’e taşınana kadar), Deniz Levazım Deposu Müdürlüğü, Deniz Dikimhanesi Amirliği, Deniz Matbaası, Deniz Müzesi, askeri ve idari bakımından Karadeniz Boğazı İşaret İstasyonu Kumandanlığı, idari, askeri ve inzibat bakımından ise Deniz Evrak Evi Memurluğu İstanbul Deniz Kumandanlığına bağlanmıştır.

1949 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kurulması ve 1952 yılında Türkiye’nin NATO’ya üye olması sonucu yaşanan gelişmeler ışığında Türk Deniz Kuvvetleri kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Bunlardan en önemlisi olarak boğazların savunulması konusunda temel konsept değişikliklerine gidilmiştir.

Karadeniz ve Çanakkale Boğazları 1951 yılına kadar birer kara müstahkem mevkisi gibi, sırasıyla Birinci ve İkinci Kolordu Komutanlıklarının kuruluşu altında bulunmuştur. Kolordu Komutanlığı yanlarında Albay rütbesindeki bir deniz subayı danışmanlığında boğazların politik ve stratejik deniz sorunlarını çözümlendirmeye çalışmışlardır. Ancak, II. Dünya Savaşı sonrasında Trakya’daki Türk Kara Kuvvetlerinin geri emniyet ve irtibatını sağlamak bakımından taşıdığı bu önem, NATO ittifakı içerisinde değerini kaybetmiş, buna karşılık deniz geçitlerinin suüstü ve denizaltı geçişleri yönünden ve dolayısıyla Akdeniz’in güvenliği bakımından önemi daha da ortaya çıkmıştır. Boğazları “Dosta açık, düşmana kapalı tutma” şeklinde özetlenebilen bu yeni konseptin sonucu olarak, Aralık 1952 ayından itibaren boğazlarının savunulması sorumluluğu 1’inci Kolordu Komutanlığından alınarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığına devredilmiştir.

Bu suretle 28 Aralık 1952 tarihinde İstanbul Deniz Komutanlığı lağvedilmiş ve yerine Boğazlar ve Marmara Komutanlığı kurulmuştur. Bu Komutanlığın tahsisat alabilmesi için ismi “Boğazlar ve Marmara Kor Komutanlığı” olarak belirtilmiştir. Karargahı da İstanbul Kasımpaşa’da bulunan Beşinci Divanhanesi Binasında konuşlandırılmıştır.

1955 yılında Anadolu Kavağı’nda İstanbul Boğaz Komutanlığı ve Çanakkale Nara’da Çanakkale Boğaz Komutanlıkları konuşlanmıştır. Yine bu maksatla kısmen Amerikan askeri yardımından olmak üzere 1953-1967 yılları arasında 8 liman savunma botu, 10 kıyı karakol gemisi, 4 kıyı mayın tarama ve 5 mayın gemisi (LSM sınıfı), çeşitli ağ mania ve ağ kapı gemileri ile diğer yardımcı gemiler ve araçlar temin edilmiştir.

Marmara ve Boğazlar Kolordu Komutanlığının, komutanlık şeklinin kuvvet kullanmak açısından stratejimize yanıt vermediği görülmüş, Akdeniz ve Karadeniz harekat alanlarının ayrı komutanların sorumluluğuna verilmesi uygun bulunmuş ve çifte harekat alanına sahip başka ülkelerin kurdukları örgütler örnek alınarak yeni bir yapılanmaya gidilmiştir.

1961 yılında Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılan önemli bir kuruluş değişikliğiyle Boğazlar ve Marmara Kolordu Komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığı adı altında yeniden düzenlenmiştir. Ast birlikler olarak da; Nara’da Çanakkale Boğaz Komutanlığı, Anadolu Kavağı’nda İstanbul Boğaz Komutanlığı, Karadeniz Ereğli’de Karadeniz Bölgesi Üs Komutanlığı ve Erdek’te Marmara Denizi Bölge Komutanlığı kurulmuştur. Böylelikle Kuzey Deniz Saha Komutanlığının temel görevi muharip gemilere lojistik ve sahil desteği sağlamak, üs ve lojistik destek tesislerini yönetmek ve sorumlu bulunduğu bölgelerdeki kıyı muharip görevlerini yerine getirmek olarak şekillenmiştir.

Zaman içinde Kuzey Deniz Saha Komutanlığının İstanbul Boğaz Komutanlığı, Çanakkale Boğaz Komutanlığı ve Karadeniz Bölge Komutanlığı çerçevesinde şekillenen ana kuruluş yapısına önemli eklemeler olmuştur. 1963 yılında nihai ismini alan Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı, 1976 yılında oluşturulan Sualtı Taarruz Grup Komutanlığı, 1982 yılında kurulan Kurtarma Grup Komutanlığı, 1982 yılında teşkilatlanması tamamlanan Sualtı Savunma Grup Komutanlığı, 1972 yılında icra ettiği üç ana fonksiyonu birleştirilen Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı, 1999 Gölcük depreminden sonra Pendik’e taşınan İstanbul Tersanesi Komutanlığı ve II. Dünya Savaşı sırasında geçici olarak Konya’ya taşınan ve 1947 yılında Dolmabahçe Camii içinde hizmet vermeye başlayan İstanbul Deniz Müzesi Komutanlığıdır.

Okunma Sayısı :35484
Güncelleme Tarihi : 21-09-2018